Bir görsel hafıza kitabı

Editörden
-
Aa
+
a
a
a

Haftanın Kitabı'nda Ceyhan Usanmaz, son on yılda nelere kızdığımızı, nelere şaşırdığımızı, nelere güldüğümüzü ve ne yazık ki hangi meseleleri hâlâ çözemediğimizi hatırlatan İzel Rozental'ın "Çifte Kavrulmuş" adlı kitabı hakkında konuşuyor.

""

Haftanın Karikatürleri bu sayfalarda, yani Apaçık Radyo’nun internet sitesindeki Kültür-Sanat sekmesinde Haftanın Kitabı ile komşu. Hatta çoğu zaman, o “haftanın karikatürü”yle o “haftanın kitabı” arka arkaya geliyor. Ancak Haftanın Karikatürleri çok daha istikrarlı bir şekilde ilerliyor; ki “istikrar” konusunda İzel Rozental’in eline su dökmek pek mümkün değil zaten!

Yakın zaman önce yayımlanan Çifte Kavrulmuş kitabı da, İzel Rozental’in 2016-2026 yılları arasında çizdiği karikatürlerden oluşan bir seçki. Ancak, Rozental’in de özellikle altını çizdiği gibi, Çifte Kavrulmuş kitabı bir almanak değil. Karikatürlere konu olan siyasi olaylar kronolojik bir çizgide ilerliyor belki ama bunun yanında iklim, çevre, ayrımcılık, ırkçılık, sosyal eşitsizlik, kadın hakları, basın özgürlüğü, demokrasi, yapay zekâ ve Alfa-Z kuşağı gibi gündemden kolay kolay düşmeyen meseleler de ayrı başlıklar altında toplanmış. 

Aslında Çifte Kavrulmuş kitabı on yıllık bir seçki olsa da, arkasında 35 yıllık bir karikatür yolculuğu var. Rozental’in Şalom gazetesindeki hikâyesi 1991 yılının Ocak ayında, Körfez Savaşı’yla başlıyor. Arkadaşı Jak Kori’nin, “Şalom gazetesi için bir Saddam karikatürü çiziktirsene,” önerisiyle kendisini bir anda editoryal karikatürün içinde buluyor Rozental ve o günden bu yana gazetenin birinci sayfasındaki “Tünelin Ucu” köşesini hazırlıyor. (“İstikrar” konusunu burada yeniden hatırlatmak isterim!) Aradan geçen 35 yılda Türkiye’de ve dünyada nice olaylar yaşanıyor; Rozental’in deyimiyle, pek çoğu da kalemine dolanıyor.

Bu uzun süre önemli. Çünkü siyasi karikatür, gündelik olanla çok yakın ilişki kuran bir tür. Çizildiği gün son derece etkili olan bir karikatür, yıllar sonra bağlamından kopup anlaşılmaz hale de gelebilir. Çifte Kavrulmuş bu açıdan da ilginç bir sınav veriyor. Sayfalar ilerledikçe bazı isimler, bazı olaylar, bazı siyasi tartışmalar geride kalmış, güncelliğini yitirmiş olsa da çizimlerin işaret ettiği daha geniş meselelerin pek çoğunun yerinde durduğu görülüyor. Savaş, ifade özgürlüğü, eşitsizlik, çevre sorunları, ırkçılık ya da demokrasi gibi başlıkların eskimemesi, kuşkusuz insanlık adına övünülecek bir başarı değil!

Kitaba önsöz yazan Rakel Pinhas Meşulam’ın Rozental’le ilişkisi de ilginç. Meşulam, doktora çalışmasında Şalom’un birinci sayfa haberleriyle “Tünelin Ucu” karikatürlerini karşılaştırmış; gazetenin haber diliyle Rozental’in çizgileri arasındaki ilişkiyi incelemiş. Haberlerin içeriği ve tonu siyasi ve sosyal bağlam tarafından şekillenirken, karikatürlerin yerel ve uluslararası siyaseti eleştiren daha muhalif bir alan oluşturduğunu söylüyor Meşulam. Başka bir ifadeyle karikatür, yalnızca habere eşlik eden bir görsel değil; gerektiğinde haber sayfasının söyleyemediğini söyleyebilen apayrı bir dil. Bu yüzden Çifte Kavrulmuş’a yalnızca bir karikatür albümü olarak yaklaşmak haksızlık olacaktır. Meşulam’ın ifadesiyle bu sayfalar, eleştirel mizahın bir tür “görsel hafıza kaydı.” Rozental kendisini mütevazı biçimde “günceli takip eden” biri olarak tanımlasa da, 35 yıl boyunca aynı köşeden dünyaya bakınca ister istemez görsel tarihçiliğin sınırlarına da giriliyor.

Dolayısıyla Çifte Kavrulmuş kitabı bir almanak değil belki. Ama son on yılda nelere kızdığımızı, nelere şaşırdığımızı, nelere güldüğümüzü ve ne yazık ki hangi meseleleri hâlâ çözemediğimizi hatırlatan bir hafıza kitabı olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Meraklısına not: 5 Eylül 2026 tarihinde, Kadıköy’deki Cafe Solidarite’de, İzel Rozental ile Çifte Kavurulmuş kitabı üzerine bir sohbet gerçekleştirilecek. Saat 17.00’de... 


İzel Rozental
Çifte Kavrulmuş
Kırmızı Kedi Yayınevi, 20206, 192 s.