Claude Lemesle’e ayırdığımız programların ikincisinde, usta söz yazarının Serge Reggiani, Julio Iglesias, Gilbert Bécaud ve Michel Fugain için kaleme aldığı parçaları dinledik.
Haftanın açılışını, Lemesle'in 1977’de Serge Reggiani için kaleme aldığı Venise n’est pas en Italie adlı parçayla yaptık. Nakarat kısmında geçen “Venedik İtalya’da değildir, Venedik herkesin evindedir, nereye gidersen, nereyi istersen orasıdır, nerede mutluysan orası Venedik’tir” dizeleriyle mutluluk ve aşk için lüks seyahatlere, pahalı yerlere gitmeye ihtiyaç yoktur; önemli olan sevdiğinle birlikte olmaktır şeklindeki mesajıyla dikkat çeken parça, başrollerinde Benoît Poelvoorde ve Valérie Bonneton’un yer aldığı 2019 tarihli Ivan Calbérac filmine de adını vermişti. Lemesle’in Reggiani ile daha doğrusu onun o dönemdeki eşi Annie Noël ile yolu, henüz kariyerinin başında, şarkıcı olma hayalleri kurarken kesişmişti. Genç adam Reggiani’ye birkaç şarkı sözü göndermiş ama onu ilk arayan Île-Saint-Louis’deki Deux-Ponts Sokağı’nda bir kabare açan ve burada sahne alacak genç sanatçılar arayan Noel olmuştu. Henüz yirmi beş yaşında bile olmayan Lemesle, ertesi yaz Mougins’de Reggiani’yle, sanatçının Sylvain Lebel ve Annie Noël’le birlikte Boris Vian’a adanan bir gösteri üzerinde çalıştığı sırada yeniden buluştu. Bundan birkaç ay sonra Reggiani onu aradı ve La Demoiselle de déshonneur adlı parçasını kaydetmek istediğin söyledi. Ancak kısa süre sonra albümüne bir hayat kadınını konu alan benzer temalı Jean-Loup Dabadie parçası La putain’i dâhil etmeye karar verince Lemesle’in mutluluğu hayal kırıklığına dönüştü. Söz konusu şarkı 1974’te Carlos, 1978’te de Joe Dassin tarafından yorumlanacak, Reggiani ise parçayı nihayet 1997’de kaydedecekti. Reggiani’nin kaydettiği sözleri Lemesle imzalı ilk şarkı ise 1973 tarihli "Bon à tirer" albümünde yer alan Pericoloso sporgersi oldu. Bir soygunun ardından soygunu gerçekleştiren çete üyelerinin kendilerine ihanet eden arkadaşları tarafından boşluğa doğru savrulmalarını konu alan parça, Reggiani’nin ustalıkla taklit ettiği mafya aksanı ve Paris-Lyon-Akdeniz hattındaki trenlerinin camlarına uzun yıllardır yazılı olan “Sarkmak tehlikelidir” anlamına gelen İtalyanca deyimin geçtiği nakaratıyla dikkat çekiyordu.
Serge Reggiani’nin 1975'te piyasaya çıkan albümünde, sözleri Lemesle imzalı beş şarkı yer alıyordu. Bunlardan en fazla dikkat çekeni ise, tiyatro oyunculuğunda başarısız olmasının ardından hayatına suflörlük yaparak devam eden ve etrafındaki oyuncuların performanslarını beğenmeyerek onların yerinde kendisinin olması gerektiğini düşünen adamın hikâyesini anlatan Le souffleur’dü. Bestesi Alain Goraguer imzalı şarkının ortaya çıkış süreci hakkında şöyle demiş Lemesle L’art d’ecrire une chanson adlı kitabında: “Size söz ve müziğin mükemmel bir evliliğine ulaşması için gerekli uygun çalışma biçiminden bahsetmek istiyorum. Ben aklıma bir fikir geldiğinde önce kafamdaki senaryoyu besteciye anlatırım. O da yalnızca benim hikâyemi, hikâyenin kendine özgü ve ilham verici yanlarını da dikkate alarak, hiçbir ölçü kısıtlaması olmadan müziği yazar. Onun işi bittiğinde metni yazmak bana artık kolay gelir; çünkü melodi ve ritim, prensipte, müzisyen ortağıma aktardığım atmosferi yeniden üretir. Bu yöntemi, Serge Reggiani’nin yorumladığı iki şarkıda kullandım: bunlardan biri bestesi Alain Goraguer’ye ait olan Le Souffleur, diğeri ise Alice Dona ile çalıştığım Le Barbier de Belleville’di.” Bu arada 1977’de piyasaya çıkan Le Barbier de Belleville (Belleville berberi) de kısa sürede Reggiani repertuarının vazgeçilmezlerinden birine dönüşmüştü. Şarkının yayınlanmasından kısa süre önce hayatını kaybeden, Reggiani’nin babası Ferruccio’nun mesleğinin de berberlik olmasından dolayı otobiyografik bir özellik de kazanan parça: “Hiç peşimi bırakmadı, Manon, Carmen ya da Corneville söyleme arzusu, İtiraf edin ki çok can sıkıcı, Yeteneği olmadan imrenme duygusu. Sesim güzel değil ama, deniyorum bazen, fakat denk gelmiyor bir türlü, yetenekli değilim opera konusunda” sözleriyle gençlik yıllarında ailesinin kuaför salonunda çalışıp o dönemde sahip olması imkansız gibi görünen bir kariyerin hayallerini kuran Sergio’yu konu alıyordu belki de.
1995 tarihli otobiyografi kitabı Dernier courrier avant la nuit’de, “Claude benim koruyucu meleğim” ifadelerini kullanmıştı Serge Reggiani. Bu aslında kulağa, kelimeleri özenle işleyip yorumculara sunmaya alışmış bir söz yazarı için tuhaf bir tanımlama olarak gelebilir ama Lemesle’in, Reggiani için sanat yönetmeni, albüm yapımcısı, duyumların ve duyguların kâtibi, sahne yönetmeni ve nihayet bir kariyerin itibarını ve doğruluğunu gözeten mucizevi bir dost rollerini de üstlendiği göz önünde bulundurursak onun bu tanımı ne denli hak ettiği daha iyi anlaşılabilir. Bunun yanı sıra özellikle Reggiani’nin şarkıcılık kariyerinin düşüşe geçtiği seksenli yıllarda, bir şeylerin zorla yürüdüğünü, açıkça kötü gittiğini ya da hiç işlemediğini bile bile bir macerayı sonuna kadar götürmek zorunda kalan suç ortağı rolünü de üstlenmek zorunda kalmıştı Lemesle ve hasar görmüş, bitkin düşmüş, neredeyse tüm kapasitesi törpülenmiş bir ses için şarkı yazmaya devam etmişti. Bu açıdan Reggiani’nin beş yıllık bir aradan sonra müziğe geri döndüğü 1989 tarihli albümündeki tüm şarkıları onun kaleme almış olması şaşırtıcı değildi. Söz konusu çalışma; Picasso, Molière, Robespierre, Adèle Hugo ve Camille Claudel gibi tarihe mal olmuş isimlerin yanı sıra Reggiani’nin kendisi ile eşi Noëlle Adam’e ithafen yazılmış on şarkıdan oluşan bir konsept albümdü. Piyasaya çıkmasının ardından eleştirmenler tarafından Reggiani’nin küllerinden doğmasını sağlayan albüm olarak nitelenmiş, gazeteler de usta sanatçıya yeniden geniş yer ayırmaya başlamıştı.Tüm bunların gerçekleşmesini sağlayan ise Claude Lemesle’in sahne arkasında verdiği inanılmaz mücadeleydi. Lemesle, ilk olarak sözleşmeyi imzalamadan önce şarkıları dinlemek isteyen plak şirketiyle mücadele etmiş, bunun ardından sanat yönetmenliği mesleğini keşfederek ikinci bir kayıt yapmaktan daima kaçınan bir yorumcudan bir tekrar daha istemek, bunu ona dayatmak, hatta bunun için ona yalvarmak zorunda kalmıştı. Onun bu fedakâr tavrı, albümün başarısına büyük katkı sağladı ve Reggiani’nin 1989’da Olympia’da verdiği konserlerin desteğiyle albüm elli bini aşan bir satış rakamına ulaştı.
Claude Lemesle’in şarkı sözü yazarlığı yaptığı sanatçılardan biri de İspanyol popüler müziğinin efsanevi ismi Julio Iglesias’tı. Julio 1979 yılında, Fransızca şarkılardan oluşan ikinci albümü “À vous les femmes”daki bazı parçaların sözlerini yazması için Lemesle’in kapısını çalmıştı. Söz konusu albümdeki çoğu parçanın İspanyolca orijinal versiyonları sanatçının bir yıl önce piyasaya çıkan albümü "Emociones"te yer alıyordu. Bunlardan biri de müziği Arjantinli besteci Dino Ramos’un imzasını taşıyan No vengo ni voy’du. Bu parçayı Je n’ai pas changé adıyla Fransızcaya uyarlayan Lemesle, bu yazım sürecinde Julio’nun İspanyol aksanıyla rahatça telaffuz edebileceği kelimeleri kullanmaya özellikle özen gösterdi. Bununla birlikte şarkının teması bir hayli değişmişti. Parçanın orijinal versiyonunda anlatıcı kimse onu hiçbir yerde beklemediği için yaşamakla ölmenin kendisi için fark etmediğini ifade ederken nostaljik bir aşk şarkısına dönüşen Fransızca uyarlama, sevdiği kadına geçen yıllara karşın değişmediğini anlatmaya çalışan bir adamın hikayesini konu alıyordu. Julio Iglesias tarafından 1979’un ilkbahar aylarında kaydedilen bu versiyon, 1980’in Ocak ayında 45’lik olarak piyasaya çıktı ve üç yüz binin üzerinde bir satış rakamına ulaşarak Fransa’da yılın en popüler parçalarından biri haline geldi.
Claude Lemesle’n uzun süre birlikte çalıştığı efsanevi isimlerden biri de Gilbet Bécaud'ydu. Sahnedeki enerjisi nedeniyle Bay 100.000 Volt lakabıyla tanınan sanatçı için 1980’li ve 90’lı yıllarda birçok şarkı yazmıştı Lemesle. 2021’de, başka bir deyişle Bécaud’nun yirminci ölüm yıldönümünde Jacques Pessis ile onun hayatını ve şarkılarını konu alan On revient te chercher adlı kitabı da kaleme alan Lemesle, onunla tanışmasını ve çalışmaya başlamasını şöyle anlatıyor: “Rennes Caddesi’ndeki Saint-Hilaire kulübünde Pierre Delanoë ile birlikte neşeli bir gece geçiriyordum. Gilbert Bécaud da oradaydı. Onunla tanışmaya cesaretim yoktu ama mekânın sahibi, François-Patrice bu görevi üzerine aldı ve Gilbert, tüm nezaketiyle, benimle çalışmak istediğini söyledi. Samimi görünüyordu. Bu beni sevinçle boğdu ama aynı anda bir gün bu kutsal canavarla baş başa kalacağım düşüncesi karşısında korkunç bir sahne korkusu yaşadım. Kulüpten viski, müzik ve umutla sarhoş olmuş halde çıktım. Yetmişlerin ikinci yarısında Wallons Caddesi’ndeki dairemde telefon sık sık çalıyordu. Onlara kalemimi ödünç vermemi isteyen her türlü sesi duyuyordum, ama Bécaud bir türlü aramıyordu. Onu bekledim, bekledim. Bir yıl kadar sonra nihayet aradı. Beni birlikte çalışmak için sahne aldığı Brüksel’e çağırdı. Hazırlıklarımı yaptım ve 24 Şubat 1978 günü, Brüksel’e indim. Otele yaklaştıkça kalbim daha hızlı atıyordu. Odama varınca onu aradım, hemen cevap verdi, seni bekliyorum dedi. Arenaya giren bir boğa misali odasına girdim, matador çok sempatik görünüyordu. Bir kahve içtik ve çalışmaya başladık. Bécaud piyanonun başına geçti, bir melodi çaldı ve “Bunu nasıl buldun” dedi. Güzel bir melodi, akılda kalıcı bir nakarat; kısacası bir söz yazarı için bulunmaz nimetti çaldığı beste. “Bayıldım” dedim. Mutlu oldu ve ben beyaz kâğıt mavi tükenmezimle çıkarırken müziği durmadan tekrar tekrar çaldı. Sonra birden durdu ve: “Ah! Az daha unutuyordum, bu şarkıyı aslında Michael Kunze ile birlikte Almanca yazmıştım, yani bir uyarlama olacak. Seni rahatsız eder mi?” dedi. “Hiç önemi yok: asıl önemli olan sonucun güzel olması” dedim. “Zaten merak etme, çok yakında özgün şarkılar yazma fırsatımız da olacak” diye cevap verdi.” Bu aynı zamanda Bécaud’nun Un instant d’étérnité adlı şarkısının da ortaya çıkış hikâyesiydi. Seksenlerde Becaud’nun Michael Kunze ile yazdığı Almanca sözlerden Lemesle tarafından Fransızcaya uyarlanan bir diğer şarkı da Désirée idi. Bu parçayla ilgili de şunları söylemiş Lemesle: “1982’de bir gün Gilbert beni Paris’teki ikametgâhı olan Porte Maillot’daki Hôtel Méridien’e çağırdı. Süitine gittim. Her zamankinden daha mutlu, daha coşkulu görünüyordu. Bana arkadaşı Michael Kunze ile Almanca yazdığı bir şarkıyı dinletti. Garip biçimde disko tarzındaki bu besteye çok inanıyordu. Orijinal metni çevirdi ve mümkün olduğunca buna sadık kalmamı istedi. Birkaç denemeden sonra: “Dans ettiğin müziğe benziyorsun, Şiddet, ritim ve çöküşsün sen” şeklindeki ilk dizeleri yazdım. Bécaud gayet memnun görünüyordu. Sonra nakarata geçtim ve “Désirée, Ah Désirée, yüreğinde kuşağının melankolisi var, Désirée Ah Désirée, bedeninde blue-jean ama düşlerinde etekler” dizeleri ortaya çıktı. Her şey akıyor gibiydi ama ne yazık ki ikinci kıtayı Bécaud neredeyse tek başına yazdı; Almancadan biraz özensiz, kelimesi kelimesine bir çeviri oldu ve ben de buna razı olma zaafını gösterdim. Bécaud beni etkilemişti ve utangaçlığım bir kez daha bana oyun oynamıştı Bunun bize yakışmadığını söylemeye cesaret edemedim. Buna karşın şarkı piyasaya çıktığında üç yüz bini aşan satış rakamıyla inanılmaz bir başarı kazandı. Eleştirmenler parçayı biraz cinsiyetçi bulsa da dinleyiciler bayıldı ve Desirée, Bécaud’nun son hit şarkısı olarak tarihteki yerini aldı.”
Claude Lemesle, iki program boyunca söz ettiğimiz isimler dışında; Gilles Marchal, Gérard Lenorman, Mari Trini, Melina Mercouri, Johnny Hallyday ve Michel Fugain gibi sanatçılarla da çalışmıştı. Michel Fugain onunla nasıl çalışmaya başladığını: “Claude Lemesle ekibime katıldığında, neler yapabileceğini görmek istedim. Ona söz yazılması neredeyse imkânsız bir melodi verdim. Bana “Dis oui au maître” adlı bir başyapıt getirdi.” sözleriyle anlatmış. İkilinin bu şekilde başlayan ortaklığı, yetmişli yıllar boyunca Dis-moi pourquoi?, Avec ton cœur ve Y a du soleil doksanlar ve iki binlerde de La Bête immonde, Les Alizés ve Va vers le soleil gibi parçalarla devam etti. Lemesle'in Fugain için yazdığı parçalardan biri de 1976’da piyasaya çıkan Vis ta vie. Şarkıda, bir baba üç yaşındaki çocuğuna sesleniyor ve onun büyümesini, okula gitmesini, ayna karşısında kendini beğenmesini, sonra evden ayrılmasını hayal ediyor. Zamanın geçmesinden dolayı hem gurur duyuyor hem de biraz üzülüyor. Yine de küçük çocuğa “Hayatını yaşa, hiçbir şeyden korkma, yıldızın yolunu çoktan çizdi, hayatını yaşa hiç tasalanma, çünkü benim hayatım yön verecek adımlarına” diyor.
Kaynaklar:
- L'art d'écrire une chanson, Claude Lemesle, Eyrolles, 2007
- Serge Reggiani: La nostalgie est toujours ce qu'elle était, Bertrand Dicale, Anne-Sophie Mercier, L'Observatoire, 2022
- Bécaud - On revient te chercher, Claude Lemesle, Jacques Pessis, Archipel, 2021
| Şarkıcı / Yorumcu | Parça Adı | Albüm Adı | Süre |
|---|---|---|---|
| Serge Reggiani | Venise n'est pas en Italie | L'intégrale des albums studio 1968 - 2002 | 3:10 |
| Serge Reggiani | Pericoloso Sporgersi | Reggani a 100 ans | 2:24 |
| Serge Reggiani | Rue du rêve | L'intégrale des albums studio 1968 - 2002 | 2:18 |
| Serge Reggiani | Le souffleur | L'intégrale des albums studio 1968 - 2002 | 4:02 |
| Serge Reggiani | Le barbier de Belleville | L'intégrale des albums studio 1968 - 2002 | 2:36 |
| Serge Reggiani | Noëlle | Reggiani en public - Olympia 1989 | 3:34 |
| Serge Reggiani | Les miroirs de souviennent | Nos quatre vérités | 3:29 |
| Julio Iglesias | Je n'ai pas changé | En français | 3:28 |
| Hervé Vilard | Nous | Les Grandes Chansons | 3:40 |
| Gilbert Bécaud | Désirée | 20 chansons d'or | 3:51 |
| Gilbert Bécaud | Desperado (Live 1997) | Spéctacle De L'Olympia 97 | 5:00 |
| Michel Fugain & Le Big Bazar | Vis ta vie | Fugain Et Le Big Bazar Numéro 4 | 3:28 |

