
İklim Sanatı: Krizi Görünür Kılmak, Ortak Yaşamı Yeniden Düşünmek
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi’ne doğru geri sayım sürerken, iklim krizini biz de Agora olarak kültürün ve sanatın dönüştürücü ve sorgulayıcı dili üzerinden tartışmaya açıyoruz.
Bu bölümde, Olafur Eliasson’un kent meydanında eriyen buzullarından Pınar Yoldaş’ın spekülatif ekosistemlerine, Maya Lin’in hayalet ormanından Cooking Sections'ın coğrafi hafıza sunan gıda altyapılarına uzanan altı etkili vakayı odağımıza alarak “iklim sanatı”nın sınırlarını inceliyoruz.
Bilimsel bir gerçeğin sanat aracılığıyla nasıl duyulur hâle geldiğini, krizin psikolojik mesafesini daraltmanın eyleme dönüşüp dönüşmediğini ve ekolojik sanatın kendi karbon ayak izine dair etik sorumluluklarını masaya yatırdığımız bu yayında; felaket temsillerinin ötesine geçerek iklim krizini hafıza, bakım emeği ve adalet kavramlarıyla örülü "ortak bir yaşam meselesi" olarak yeniden düşünüyoruz.
