Yeni Şeyler Rejimi Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
İş sahibi olmak artık güvende olmak anlamına gelmiyor; diploma iş garantisi vermiyor, ücretler geçinmeye yetmiyor, gelecek ise giderek planlanamaz hale geliyor. Kaygıyı gerçekten bireysel bir ruh hali olarak mı yaşıyoruz, yoksa güvencesizlik, işsizlik ve sürekli kaybetme ihtimali onu toplumsal olarak mı üretiyor?

Kaygı Toplumu: Prekarya Çağında Gelecek Kurmak Mümkün mü?
Sosyal medyanın gündelik hayatı nasıl bir performans alanına dönüştürdüğünü; görünürlük, mahremiyet, influencer kültürü ve çocukların dijital dünyadaki varlığı üzerinden tartışıyor.

Hepimiz Biraz Seyirciyiz: Hayatımızı Yaşamak Yerine İzlemek
Eski şarkılar, eski diziler, eski mahalleler, eski aşklar… Geçmiş neden bugünden hep daha sıcak, daha güvenli ve daha “gerçek” görünüyor? Gerçekten eskiden her şey daha mı güzeldi, yoksa bugün ve gelecek bize yeterince iyi gelmediği için mi geçmişi durmadan güzelleştiriyoruz?

Eskiden Her Şey Daha mı Güzeldi?: Nostalji Bağımlılığının Politikası
Modern aşkı ve ilişki biçimlerini; ekonomik güvencesizlik, kent yaşamı ve flört ekonomisinin etkileri üzerinden ele alıyor; bağ kurmanın giderek zorlaşmasının sınıfsal boyutlarını konuşuyoruz.

Bağ Kurmak Neden Bu Kadar Zor?: Modern Aşkın Sınıfsal Hikâyesi
Son yıllarda gündelik dilimiz psikoloji kavramlarıyla doldu: toksik ilişki, narsist, manipülasyon, gaslighting, tetiklenmek, sınır koymak, travma bağı, güvenli alan…

Herkes Narsist, Her Şey Toksik: Terapi Dili Bizi Özgürleştiriyor mu?
Neden kendimiz olamıyoruz; Dijital estetik trendler ve beden politikaları, bireysel tercih alanı gibi görünürken, sınıfsal ve kültürel sermaye ilişkileri üzerinden nasıl bir norm üretimi gerçekleştiriyor?

Filtrelenmiş gerçeklik: Estetik kaygıları kim üretiyor?
Flanörlük bugün hâlâ mümkün mü, yoksa kent artık sadece tüketebilenlerin yavaşlayabildiği bir mekâna mı dönüştü?

Kentte Aylak Kalmak: Flanörlük Kimin Hakkı?
Konuğumuz Aksu Bora ile feminizm, sınıf, yoksulluk, kadın emeği ve gündelik hayat üzerine açtığı düşünsel hattan hareketle şöyle soruyoruz: Bizi sadece ekonomik kriz mi yoksullaştırıyor, yoksa gündelik hayatın kendisi de sınıfsal bir terbiye alanı gibi mi işliyor?

Gündelik Hayatın Görünmeyen Sınıfları
Z kuşağının duygusal dünyası, bireysel tercihlerle mi şekilleniyor; yoksa ekonomik krizler, siyasal atmosfer ve geleceksizlik duygusu tarafından mı belirleniyor?

Kriz Nesli: Gençlerin Duygusal Dünyasını Kim Şekillendiriyor?
Çalış, başar, emek ver” mitinin nasıl neoliberal bir ideolojik araç haline geldiğini; gençler üzerindeki başarı baskısını ve sınıfsal başarı anlatılarını inceliyoruz. Hustle kültürünün ekonomik krizlerde neden daha da güçlendiğini konuşuyoruz.

Başarının Gizli Tarifleri: Hustle kültürü neden hâlâ bu kadar güçlü?
